Ufoloji

Kaçırılma Raporu 13 « Kaçırılma Raporları

1968-1990'lar İspanya

Marive önce garip rüyalar görmeye başlamıştı...

Marive adındaki genç kadın, 1968 yılından beri, yani 8 yaşından beri uzaylılar tarafından ziyaret edildiğini söylüyor. İlk ziyarette ince uzun yapılı "Dünya Dışı Varlıklar", onu yatağından alıp uzay gemisine götürmüşler ve burada yapılan bir ameliyatla bedenine bir mikrocihaz yerleştirilmiş.

Marive rüyalarla başlayan deneyimlerini şöyle anlatıyor: "1968 Eylül ayından beri tekrarlanan aynı rüyayı görmeye başladım. Düşümde gürültüyle uyanıp Malaga'daki evimin balkonuna çıkıyorum. Sokakta korku içinde bağırarak koşan insanlar var. Sonra gökyüzüne baktığımda üçgen oluşturacak şekilde uçan üç uzay gemisi görüyorum."

Evet üç sayısı ve üçgen sembolü UFO'larla yakından ilgili bir kavram olarak sürekli karşımıza çıkıyor...

Kaçırılma Raporu 4 « Kaçırılma Raporları

Lori Briggs 1975 ABD

İri başlı zayıf varlıklar California'da...

Lori'nin deneyimleri 1975 yılında başladı. Uzaylıların ilk gelişinde elektrik jeneratörününkine benzeyen motor sesini duyduğunu söylüyordu.

İri başlı zayıf varlıklar Lori'yi bir ışık demetiyle yatağından alıp, evin duvarlarından geçirerek uzay gemisine götürüyorlardı. Tıbbi amaçlı bazı kontrollerden geçirdikten sonra da bir müzik notasına benzeyen tınıyla evine geri gönderiyorlardı. Tını Lori'ye mantraları hatırlatmıştı. Hatta daha sonra gevşeyip konsantre olmak, meditasyon yapmak amacıyla aynı sesi defalarca zihninde canlandırdığını belirtiyordu.

Kaçırılma Raporu 6 « Kaçırılma Raporları

5 Kasım 1975 Arizona ABD

Travis Walton vakası...

Bu garip kaçırılma olayı söz konusu gün, öğleden sonra saat 18.10 civarında meydana geldi... Yaşamını odunculukla kazanan yedi genç adamdan kurulu ekip, kamyonla evlerine dönüyorlardı. Sonra aralarından biri, diğerlerine karşı taraftan gözüne çarpan ışık patlamasını gösterdi... Yol hafifçe sağa kıvrılıyordu... Dönemecin sonuna geldiklerinde parlak ışığın kaynağını görebildiler... Metalik yapılı bir cisim ormandaki düz arazinin yaklaşık 5 metre kadar üzerinde ve 30 metre uzaklıkta havada asılı duruyordu...

O zamanlar 22 yaşında olan Travis Walton, kamyonda şoförün hemen sağ tarafında oturmuştu. Cismi gördüğünde grubun şoförü ve şefi olan Mike Rogers'dan hemen kamyonu durdurmasını istedi. Kamyonun durmasını bile beklemeden Travis aşağı atladı ve gökte hareketsiz duran nesneye doğru koştu. Daha iyi görebilmek için de, elindeki pilli feneri kullanıyordu.

Arkadaşları ona geri dönmesini ve çok dikkatli olmasını haykırırken, Walton hiç kıpırdamadan UFO'yu izlemeye devam ediyordu. UFO sanki devasa boyutlarda iki tabağın ağız ağıza birleştirilmesiyle inşa edilmiş gibiydi. Sonra cisimden geldiği sanılan ıslık sesi duyuldu. Travis Walton uzaklaşmak için geriye doğru bir kaç adım attı. Ancak arkadaşları cisimden çıkan yeşilimsi ışığın Walton'a uzandığını, vücudunun üst kısmından yakalayarak onu yerden kaldırdığına tanık oldular...

Rogers büyük bir tehlikeyle karşılaştıklarını anladı ve kamyonu çalıştırarak hızla bölgeyi terk etti. 500 metre kadar ileride durduklarında, dehşet içinde arkalarına baktılar. Travis'i en son gördükleri yerden yükselen ışık kaynağının, gökyüzünün kuzey doğu bölgesinde kaybolduğunu gördüler. Rogers bunun az önce gördükleri UFO olabileceğim düşünerek yeniden cismi gördükleri düzlüğe dönmeye karar verdi.

Adamlar 15 dakika süreyle çevrede Walton'u aradılarsa da, kendisine ait iz bulamadılar. Rogers en yakın yerleşim birimi olan Heber'e gidip durumu şerife bildirmeye karar verdi. Aslında oduncular bu konuda aralarında tartışıyorlardı. Walton'un kayboluşunu anlatsalar da, kimseyi ikna edemeyeceklerini düşünüyorlardı.

10 Kasım günü, oduncular yalan makinesi testinden geçirildiler. Araştırma boyunca Trais Walton'a zarar vermedikleri kanıtlandı. Başlangıçta genç adamı öldürüp cesedini gizlediklerinden bile kuşkulanılmıştı...

Yine 10 Kasım günü Travis'in kız kardeşi bir telefon aldı. Arayan Travis Walton'du. Genç adam kafası karışmış halde Heber'deki telefon kulübesinden aradığını söyledi. Dahası vücudunda dayanılmaz ağrılar vardı. Travis'in eniştesi Grant Neff, genç adamın annesinin evine gitti, erkek kardeşini Duane'i de aldı ve Travis'in tarif ettiği bölgeye doğru hızla yola çıktılar. Travis'i telefon kulübesinde yere yığılmış halde buldular. Yüzü solgundu ve yaklaşık beş günden beri traş olmamış gibi görünüyordu. Ama bunun dışında ciddi bir sağlık problemi yoktu.

Sonraki günlerde Travis Walton gazetecilerle UFO araştırmacılarının hedefi haline geldi. Bir gurup Ufolog kendisine ipnozla tedavi yapan bir şifacıyı önerdiler. Ancak sonunda APRO yani "Hava Fenomenleri Araştırma Organizasyonu" adına Çalışan tıp uzmanları ile görüşmeyi kabul etti. Uzmanlar ve yetkili bilim adamları tarafından, Travis Walton'a bir dizi psikolojik testler uygulandı... Ve sonuçlar genç adamın doğruyu söylediğini gösteriyordu...

Ancak Walton, "Dünya Dışı Varlıklar"la gemide geçirdiği 5 günün sadece bir iki saatini hatırlayabiliyordu. Kendini, UFO'nun içinde düz bir masada yatar bulduğunda herhangi bir tıp merkezine kaldırıldığını sanmıştı. Ancak tavan normalden çok daha basıktı. Ve Travis'in göğsünde oval biçimli, metalik bir nesne vardı. Ceketi ve gömleği çıkartılmıştı. Dayanılmaz ağrılar hissediyordu. Odanın havası hem sıcak hem de rutubetliydi.

Travis'in olanları anlaması için bir kaç dakika geçmesi gerekti. Bulunduğu yeri tam olarak algıladığında ise, tanıdık bir tıp merkezinde olmadığını iyice kavramıştı. Yattığı masanın çevresinde, boyları 1.5 metreyi geçmeyen üç garip yabancı vardı. Başları zayıf, vücutlarına oranla son derece büyüktü. Solgun tenleri hemen göze çarpıyordu. Kocaman, parlak siyah gözlere, küçük burunlara ve yine küçük ağız ve kulaklara sahiptiler. Üzerlerinde koyu turuncu renkte, dikişsiz giysiler vardı.

Walton onları görür görmez ayağa fırladı. Yabancılar kendisine doğru yaklaşırlarken de yan tarafta gördüğü varil benzeri nesneyi başlarına atmayı tasarladı. Bir kaç saniye eline aldığı bu nesneyle yabancıları tehdit edip korkutmaya çalışırken, "Dünya Dışı Varlıklar"ın sessizce kapıdan çıkıp uzaklaşmalarına şaşırdı.

Onların ardından Walton da dışarı çıktı ve diğerlerinin tersine sol tarafa döndü. Kıvrımlı koridoru izleyerek bir çıkış kapısı bulmayı denedi. Sonra dairesel bir odaya geldi. Odada bir ekran ve karşısında küçük bir koltuk vardı. Travis Walton kendisine çok küçük gelen bu koltuğa oturmayı başardı. İlk gördüğü manivelaya dokununca tavandaki yıldızlar sanki hareket eder gibi oldular. Walton kolu eski yerine getirdi ve başka hiç bir şeye dokunmamaya karar verdi.

Az sonra kapıda bir yabancı daha belirdi. Ancak bu diğerlerinin tam tersine yaklaşık 1.80 metre boylarındaydı. Kestane rengi saçları ve kahve ile altın rengi arasında parlayan çok garip gözleri vardı. Travis'e yaklaşması için işaret etti. Bu arada genç oduncu yabancıya arka arkaya sorular soruyor ve bunların hiç birine cevap alamıyordu.

Yeni gelen adam sessiz şekilde Travis'i kolundan tuttu ve yeniden koridora çıkarttı. Bu defa sağ tarafa yönelip durdular. Adam hiç bir şeye dokunmamıştı ancak duvarda bir bölme açıldı. Birlikte küçük bir odaya girdiler kapı arkalarından kapandı. Hemen sonra karşı tarafta bir başka kapı daha açılacaktı...

Aşağıya doğru eğim yapan rampadan geçip silindir biçimli odaya geldiler. Bu geniş mekanda Travis oval biçimli ve daha önce gördüklerine benzeyen metalden yapılmış bazı cisimler olduğunu hatırlıyordu.

Uzun boylu yabancı ile birlikte yan tarafa geçtiler. Bu bölmede tamamiyle insan görünümlü iki erkek ve bir kadın vardı. Sonra Travis'e masaya yatmasını işaret ettiler. Genç adam karşı koyduysa da, "Dünya Dışı Ziyaretçiler" onu ikna etmeyi başardılar. Yüzünü oksijen maskesine benzer cihazla örttüler... Kısa süre sonra Travis kendinden geçmişti...

Travis Walton uyandığında kendisim Heber'in bir kilometre kadar ötesinde buldu. Yerleşim birimine doğru zorlukla ilerledi ve ailesine telefon etmeyi başardı. Yapılan testler Walton'un doğruyu söylediğini gösteriyordu. Yaşadığı bu garip deneyimden sonra UFO çevreleri tarafından yakından tanınan Travis Walton, kaçırılmasıyla ilgili bir kitap yazdı.

Yıllar sonra kitabından uyarlanan bir de sinema filmi çekildi. Ülkemiz televizyon kanallarında da gösterilen bu film, ne yazık ki Walton'un yaşadıklarını gerçekçi bir anlatımla yansıtmaktan çok uzaktaydı. Neredeyse korku ve gerilim sineması havasında çekilen film, Walton'un ne ipnoz altında anlattıkları, nede kitabında yazdıkları ile benzeşmiyordu. Gerçekte Walton "Dünya Dışı Varlıklar"la birlikte geçirdiği sürede, ruhsal ve bedensel yönden ölümcül bir yara almamıştı. Varlıklar onu doğrudan doğruya tehdit etmemişlerdi.

Sonradan çekilen filmde; senaryo gereği uzay gemisinin yerçekimsiz ortamında, havada yüzen parçalanmış cesetler, önceki kurbanlardan geriye kalan gözlük, ayakkabı gibi kişisel eşyalar dikkati çekiyordu. Oysa Travis Walton ne anılarında, ne de verdiği raporlarda bunlardan kesinlikle söz etmemişti.

Şu ana kadar rapor edilen tüm kaçırılma vakalarında, tanıklar uzay gemisine götürüldüğü andan itibaren; ne şiddete maruz kaldılar, ne de bir başka dünyalıya kasıtlı olarak zarar verildiğini gördüler.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy