Ufoloji

Kaçırılma Raporu 3 « Kaçırılma Raporları

Betty Luca 1973 ABD

İpnozun ortaya çıkarttığı gerçek...

Kaçırılmalar konusunun en çarpıcı örneklerinden bir diğeri de, Amerikalı Betty Luca'nın yaşadıklarıdır... İpnozla geriye dönüş seansları sonunda Betty Luka, 1973 yılından beri uzaysal varlıklarla temas kurduğunu hatırladı!...

Betty, UFOlarla ilgili bir kaç deneyim yaşamış olan Bob Luka ile evlendiğinde, eşinin sonraki günlerde bu konuda kendisine destek vereceğini bilmiyordu. Ancak tuhaf şekilde evli çift, ortak özellikler taşıyan beden dışı ufolojik deneyimleri paylaştılar.

1977 yılında ipnoz seanslarına başvurdular. Betty ipnoz altında geriye döndü ve disk şeklindeki bir araçtan çıkan, uzun beyaz giysili, ufak yapılı yaratıkların, evinin kapalı kapısından nasıl girdiklerini anlattı. Betty'nin, yabancılar tarafından fiziksel incelenme amacıyla araca götürülmesi de ilginçti. Ölüme yakın deneyimlerden hatırladığımız gibi; karanlık, uzun bir tünelden geçirilerek uçan cisme ulaştığını söylüyordu. Bu tipik "Astral Yolculuk" tanımlamalarının başlangıç noktasına benziyordu. Uzay aracında ölüm ve reenkarnasyonla ilgili hologram görüntülerini inceledi. Bu arada yabancılar Betty'e insanlığı ilgilendiren önemli bir konuda bilgilendirilmek üzere seçildiğini söylediler.

Sonraki yıllarda Betty'nin yabancılarla olan temasları arttı. Sadece ipnoz altındayken hatırlayabildiği bu temaslardan birinde, fizik bedenini geride bırakarak uzaylıların aracına doğru gidişini detaylarıyla hatırlıyordu. Sahne uzaylı varlıkların o garip kadının bebeğini dünyaya getirmesine yardımla başlıyordu. Kadın bildiğimize benzer bir doğum masasına yatırılmıştı ve Betty ona yardımcı olmak için bütün gücüyle alnına bastırıyordu. Yine de alışılmış bir doğum değildi gördükleri... Uzaylılar yeni doğan bebeğin ağız ve burnunu kapatarak havayı kesinlikle solumaması gerektiğini söylediler. Dahası bebeğin kulaklarına ve başının arka kısmına metal görünümlü bazı iğneler yerleştirilmişti.

Uzaylı varlıklar bebeğin göz kapaklarına bir operasyon uyguladıklarında Betty çok korktu ve hemen başka odaya götürüldü. Orada gördükleri ise daha şaşırtıcıydı... İkinci bir bebek, içinde sıvı bulunan cam havuzda yüzüyordu. Betty uzaylılara bütün bunları ne amaçla yaptıklarım sordu. Aldığı cevap hayli ilginçti. "Dünya Dışı Varlıklar" yakın gelecekte dünya ırkının tamamiyle kısırlaşacağını ve üreyemez duruma geleceğini söylediler. Bu türlü tıbbi çoğaltma yöntemlerini ise dünya ırkının sona ermemesi için yaptıklarını belirttiler.

Oysa konuyla yakından ilgilenen bazı UFO araştırmacıları, gerçek nedenin uzaysal varlıkların kendi türlerini geliştirmek ve gezegenlerindeki üremenin sona ermesini durdurmak amacıyla dünyalı kadınların rahimlerini kullandıklarını ileri sürmektedir.

Yine de Betty'nin "nöbetçiler" adını verdiği uzay varlıkları, dünyadan her türlü canlı örneği topladıklarını bildirdiler. Uzun zamandan beri dünyasal bitki ve hayvanlar üzerinde araştırmalar yapıyorlardı.

Örnekler konusunda Betty'nin aktardıkları bu kadarla kalmadı. İpnoz seanslarında Betty, uzaylıların kendisini Doğa Tarihi müzelerini hatırlatan bir mekana götürdüklerini söyledi. Burada bir gurup Güney Amerika yerlisi vardı. Yaşarken kullandıkları günlük eşyaları, giysileri ve ve doğal çevreleri içinde... Betty onların artık yaşamadıklarını anladı. Çünkü yerliler dondurulmuş ya da mumyalanmış insanlar benzeri kıpırtısız, cansız mankenler gibi gözlerini boşluğa dikmiş öylece bakıyorlardı.

Bu deneyimler Betty için kimi zaman yıpratıcı olsa bile, yine de dünya insanlığını bir konuda uyarmak için seçildiğini hissediyordu. Ancak geçen zamanla deneyimlerinin basına ve televizyona yansımasıyla hem Betty, hem de kocası Bob açıklanamayan sebeplerle izlenmeye başladılar. Evlerinin üzerinde saatlerce dönüp duran siyah, yazısız helikopter; arabalarıyla yolculuk ettikleri zaman da onları izliyordu.

Siyah helikopterler Amerikan Hükümeti'nin uzaylılara verdiği söylenen 51.Bölgede askeri güvenliği sağlamakla yükümlüdürler. Bugüne dek pekçok tanık Amerikan Hükümeti'nin "Dünya Dışı Varlıklar"la yaptığı teknoloji işbirliğinden ve Las Vegas'ın Kuzey doğusuna düşen 51.Bölgede sürekli devriye uçuşu yapan siyah helikopterlerden söz etmiştir.

Amerikan askeri yetkilileri tarafından kontrol altına alınmalarına rağmen, Betty ve Bob çifti araştırmalarından vazgeçmediler. Raymond Fowler beden dışı ve ölüme yakın deneyimlerle UFO kaçırılmaları arasında bir bağlantı olduğuna inanıyordu.

Betty deneyimlerinin en çarpıcı olanında, karşı konulmaz bir güçle beden dışına çekildiğini hatırlıyor. Önce mavi, daha sonra lavanta rengine bürünen bir ışıkla uzay aracına doğru çekilirken, hızla yükselmeye devam etmiş. Daha sonra ışık altın rengim aldığında, Betty kendi bedeninin de ışık saçmaya başladığını görmüş. Bu anlatılanlar, "Dünya Dışı Varlıklar"la yapılan görüşmelerden bir kısmının, fiziksel bedenle değil, astral yolculukla da yapılabildiğini açık bir şekilde göstermektedir.

Fowler, geçmişe yönelik araştırmalar yaparken, İsveç'te 1775 yılında basılmış ilginç bir kitapla karşılaşıyor. Kitap 12 Nisan 1671 tarihinde bir kadın ve bir erkeğin notere verdikleri yeminli ifadeden söz ediyor. Bu kişiler cücelere benzeyen peri insanların yaşadığı garip bir dünyaya götürülmüşler. Bu kadın ve adam çok uzun süren yer altı tünel yolculuğundan sonra, gümüş gibi parlayan metal kapıya getirildiklerini açıklamışlar. Kapının ardında nereden geldiği belli olmayan parlak ışıkla aydınlatılan bir salon varmış. Daha sonra cüce periler kadına doğum yapacak bir başka kadına yardım etmesini istemişler.

"Dünya Dışı Varlıklar"ın gezegenimizdeki etkinlikleri 17 nci yüzyıldan çok daha eski kaynaklarda da karşımıza çıkıyor. Babil halkı Kaideliler peri sınıfı diye bildikleri varlıklara inanırlardı. Bu sınıf dünya ile ilgili işlerden sorumluydu. Kaide dilinde onlara "ir" denirdi, yani bugünkü anlamıyla "nöbetçiler" . Bu varlıkların kimler oldukları günümüze kadar anlaşılamamıştır. Ancak ortada son derece açık ve net olarak bilinen bir gerçek var. O da tarihin geçmiş dönemlerinde gökyüzünden ışıklar içinde inen birtakım varlıkların dünyamızı belirli aralıklarla ziyaret etmiş olduklarıdır. Tarihi kayıtlar ve mitolojiler bunların sayısız örnekleriyle doludur...

"Dünya Dışı Varlıklar"ın insanlarla kurduğu yakın temaslar ve kaçırılmalar tarihinin çok eski dönemlerinde başlamış olsa da, dünya kamuoyuna bu konunun duyurulması, ancak 70'li yılların ikinci yarısından sonra gerçekleşebildi...

Gözlem Raporu 1 « Gözlem Raporları

1901 Yaz ayları... ABD

Küçük Frank'in gözlemi

Yirminci yüzyılın ilk yakın karşılaşmalarından kabul edilen bu olay, West Midlans'ta yaşandı. 1897 ve 1909 yılları; Amerika Birleşik Devletleri'nin hemen her yanında görülen "uçan gemi" filolarının ziyaretlerini sürdürdükleri tarihlerdir. Bu yıllar arasında Mars gezegeninin Dünya'ya olan uzaklığı en aza inmiş ve 80.000.000 km olmuştu.

Gözlemci o zamanlar henüz 10 yaşında küçük bir çocuktu. Bir öğleden sonra oyun arkadaşlarından ayrılıp evine dönmeye karar verdi. Kırsal kesimde ve geniş bir bahçeye sahip olan eve yaklaşırken, çimenlerin üzerine konmuş, yabancı, garip bir yapıyı gördü. Cisim dikdörtgen biçimde bir evi andırıyordu. Ancak çatı olması gereken yerin tam ortasından yukarı doğru uzanan küçük bir bölümü daha vardı. Pencereleri yoktu. Ama dışarıya doğru açılan bir kapıya sahipti. Cismin yüksekliği l m, uzun kısmı 1,80 ve kısa tarafı da 1,20 m kadardı. Kapı yüksekliği ise 60 cm kadar olmalıydı...

Frank'in şaşkın bakışları altında kapı açıldı ve dışarıya insan görünümlü iki adam çıktı. 30 ile 40 yaşları arasında olmalıydılar. Alıştığımız insanlardan farkları yoktu. Üzerlerine sımsıkı oturan, asker üniformasına benzer kıyafetler giymişlerdi. Yalnız başlarında, kulaklarını da örten yine sıkı başlıkları vardı. Başlıktan Frank'in anten diye tanımladığı uzantılar çıkıyordu. Bu antenlerin yüksekliği 23, çapı ise 7 cm çapındaydı.

Yabancılar ve Frank işaret diliyle anlaştılar. Adamlardan biri koluyla uzak durmasını işaret etti ve Frank'in cisme yaklaşmasını istemediğini belirtti. Frank geri gitti. Bu arada adamlar hızlı hareketlerle yeniden gemiye döndüler. Bir kaç dakika sonra, cisim çevresine parlak ışıklar yayarak, garip sesler çıkartmaya başladı. Havalandı ve gökyüzünde uçarak kayboldu.

Bazı komşular cisimden çıkan sesi duymuş, bazıları da cismi havadayken görme imkanı bulmuştu. Olay zamanla unutuldu... Frank hayatı boyunca bir daha UFO görmedi. Tuhaf yabancılarla da karşılaşmadı. Bu olaydan sonra aradan yılar geçti... Ve yetişkin bir kişi olduğunda, cismin UFO, adamların da "Dünya Dışı Ziyaretçiler" olduklarını kabullenmişti.

18971909 yılları arasında en çok ABD'yi etkileyen yoğun UFO gözlemleri yapılmıştı... Aynı.yoğunluktaki UFO dalgaları yıllar sonra, 1965 civarında yeniden tekrarlanacaktı...

Gözlem Raporu 8 « Gözlem Raporları

Mayıs 1979 Yalıhükük Kasabası, Bozkır, Konya Türkiye

Gözlemin ya da karşılaşmanın tek tanığı kasaba orta okulunda öğretmenlik yapan Burhan Yılmaz'dı. Yaşadığı olayı tam bir yıl sonra "Planet" dergisine bildirmiş, böylece başından geçenleri aktarmak imkanını bulmuştu.

Yılmaz, söz konusu gece 02.30 / 03.00 civarında açık arazide Ay'ı seyrederken gökyüzünden hızla yere doğru iniş yapan bir cisim dikkatini çekti. Yarım kubbe formundaki cisim Burhan Yılmaz'ın 100 metre kadar ilerisine iniş yaparken herhangi bir ses duyulmadı. Tanığın anlattıklarına göre cisim normal bir taksi boyunda ancak yüksekliği alıştığımız taksilerden

daha fazlaydı. Cismin yaklaşık bir metre etrafında manyetik alana benzer, gri renkte sis tabakası vardı. Tanığın hatırlayamadığı bir zaman süresinde hareketsiz kalan nesne, yine geldiği gibi gürültü çıkartmadan ve çok yumuşak bir şekilde havalanarak karanlık gökyüzünde kayboldu.

Burhan Yılmaz daha sonra arazide yaptığı araştırmalarda, cismin yere inişinden sonra toprakta herhangi bir iz, yanık ya da bozulma meydana gelmediğini bildirdi. Bu gözlemin ertesi gecesinde Yılmaz evinde tek başına kitap okurken saat 21.30 civarında kapı çalındı. Gelenler Burhan Yılmaz'ın o güne dek hiç görmediği, tanımadığı 30 yaşlarında üç erkekti... Dikkat çeken yönleri üçünün de takım elbiseli ve kravatlı olmalarıydılar. Yılmaz onları evine davet etti ve yabancılar karşılıklı yerleştirilmiş somyalara oturdular. İçlerinden biri 8 km ötedeki Ahırlı kasabasından geldiklerini söyledi.

Yılmaz onları dinlerken konuklarına çay hazırlamak için mutfağa geçti. Yaklaşık bir dakika sonra da odaya geri döndü. Ancak yabancı misafirler bıraktığı yerde değillerdi. Burhan Yılmaz şaşkın gözlerle boş odaya bakarken, önce adamların pencereden çıkmış olabileceklerini düşündü. Ancak demir parmaklıkların koruduğu pencerelerden çıkmaları imkansızdı... Kapıdan çıkmaları için de mutfağın önünden geçmeleri gerekiyordu ki, bu da olmamıştı!...

Burhan Yılmaz durumda bir gariplik sezdi ve hemen dışarı çıktı. Sokakta sadece kendi başına oynayan küçük bir kız çocuğu vardı. Yılmaz çocuğa evinden çıkan üç adamı görüp görmediğini sordu. Küçük kız da ileriyi işaret ederek adamların orada olduklarını söyledi. Burhan Yılmaz çocuğun gösterdiği yöne baktığında hafifçe hırlayan üç köpek gördü...

O sırada bir komşu kadın yanlarına geldi ve heyecanla gökyüzüne doğru uçan adamlar gördüğünü söyleyip bağırmaya başladı!...