Ufoloji

Kaçırılma Raporu 16 « Kaçırılma Raporları

1995-1996 Ecuador

Graciela Yaguana'nın ilginç kaçırılma öyküsü...

19 Aralık 1995 günü Jose ve Graciela Yaguana çifti çocuklarıyla birlikte balık tutup sakin bir gün geçirmek amacıyla Kuyango Ormanı'na gittiler. Gün sona erdiğinde, eve dönmek üzere hazırlanırlarken, Jose sahilde birden ortaya çıkan parlak ışıkları fark etti ve ailesine de gösterdi. Yakından bakmak için elindeki fenerle ilerlediğinde büyük bir sürprizle karşılaştı. Karşısında yabancı bir gemi duruyordu. Cismin ayakları suyun içindeydi ve sahile inen küçük bir merdiveni vardı. Gemi oval biçimde ve kırmızı renkteydi.

Jose, feneri cismin sağ tarafına yönelttiğinde hareketsiz durmakta olan üç insanımsı varlığı gördü. Ufak yapılı yabancıların en uzunu Jose'nin omuzuna kadar, en kısası ise dirseğine kadar geliyordu. En uzun boylu yabancının yüzünde maske benzeri bir nesne vardı. Jose ile konuşmaya başladılar ve ona şu sözleri söylediler: "Seninle konuşmak istiyoruz. Karının ve senin iyi niyetli insanlar olduğunuzu gördük. Karına bir embriyon bırakmayı istiyoruz. Çünkü yıllardan beri ürememiz durdu ve türümüzü korumak zorundayız."

Jose, eşinin bu yabancılarla ilişkiye girmeyi asla kabul etmeyeceği cevabını verdi. Yabancılar ise fiziksel bir ilişkinin gerekli olmadığını, işlemin son derece teknik ve profesyonel biçimde gerçekleşeceğini söylediler. Ancak Jose eşinin tüplerinin bağlandığını açıkladığında, yabancılar bunun da sorun çıkartmayacağını belirttiler. Ve varlıklar sahilden ayrılırken yeniden görüşeceklerini hatırlattılar.

Vedalaşırken Jose yabancıların eline dokundu, beş parmakları vardı ve ciltleri çok yumuşaktı. Geminin merdivenlerinden çıkıp içeri girdiler, kapı kapandı. Cisim önce biraz yükseldi sonra da Jose'nin gözlerinin önünde ortadan kayboldu.

O gece Jose yaşadıklarını düşünmekten doğru dürüst uyuyamadı. Yabancılarla arasında geçen konuşmayı karısına da anlatmamıştı. Ertesi sabah olanları karısına anlattığında Graciela önce kocasına inanmadı. Uzun süre konu üzerinde fikir yürüttüler... Sonunda teklifi kabul etmeye karar verdiler. Bir kere evet derlerse, yabancıların kendilerini rahat bırakacağını düşünmüşlerdi.

Sonraki karşılaşma 7 Ocak 1996'da oldu. Graciela ve Jose öğleden sonra saat 17.00 civarında evden çıktılar. Her zaman izledikleri yolun tersine bir başka yönden gittiler ve sonunda uzay gemisi ile karşılaştılar. Ancak bu defa gördükleri gemi ilkinden çok daha büyüktü. Ters çevrilmiş bir tabağa benziyor ve her yanından parlak ışıklar çıkıyordu.

Jose gemiyi gördüğünde içinde büyük bir huzur ve sevgi hissetti. Yabancılar evli çifti gemiye davet ettiler. Gemide pencere ya da dışarı doğru herhangi bir çıkıntı yoktu. Tam tersine çevreleri büyük ekranlarla çevrilmişti. Bir de konuştukça dönüp hareket eden ışıklar vardı. Graciela'ya yatmasını söylediler. O anda duvardan bir yatak çıktı. Graciela'nın şakaklarına ve göğsüne bazı elektrotlar bağlandı. Sonra giysilerini çıkartması istendi. Graciela hiç bir şey hissetmiyordu az sonra uyuya kaldı...

Bu arada Jose, yapılan uygulamayı merakla izliyordu. Yabancıların en küçük yapılı olanına "pilot" adını vermişti. Pilot bir dolap açtı ve oradan şeffaf mavi renkte bir tüp çıkarttı. Sonra tüp bir başka kapla birleştirildi ve uygulama başladı. Tübü Graciela'nın vajinasına yerleştirdiler. Jose pilota ismini sordu.

Yabancı, adının Lictin olduğunu ancak başka soru sormaması gerektiğini belirtti. Uygulama yaklaşık 15 dakika kadar sürdü. İşlem bittiğinde gemiden inebileceklerini söylediler. İkinci görüşme de bitmişti ama pekçok vakada görüldüğü gibi temaslar bu kadarla sınırlı kalmıyordu. Şimdi sırada bebeğin geri alınması işlemi vardı.

17 Mart günü Jose ve eşi yorgun bir şekilde portakal tarlasından geliyorlardı. Birden ikinci buluşmada gördükleri gemi ile karşılaştılar. Yine üç yabancı gelmişti ve Graciela ile Jose'yi gemiye aldılar. Graciela yeniden yatağa uzandı bu defa bebeğin geri alınma işlemi başladı. Cenin bir hayli büyümüştü, anneden alındıktan sonra cam bir kaba kondu ve üzeri dikkatle örtüldü. Evli çifte aşağı inmeleri söylendi. Her şey bittikten sonra gemi yeniden havalandı ve gökyüzünde uzaklaşarak kayboldu...

Bu ilginç kaçırılma vakası, çok sayıda tıp doktoru, psikolog, psikiyatrisi ve UFO araştırmacıları tarafından incelendi, klinik patalogu Manuel Kury, Graciela'yi muayene ettiğinde gerçekten kürtaj yapıldığı sonucuna vardı. Psikiyatrik incelemede hem Jose, hem de Graciela'nın ruhsal açıdan tamamiyle sağlıklı oldukları ve kişilik bozukluğu göstermedikleri belirlendi. Yalan uydurmuyorlardı, hayal görmemişlerdi ve bunu yapmaları için gerek ve istekleri yoktu. Böylelikle "kaçırılmalar" dosyasına bir olay daha eklenmiş oluyordu...

Ciddi iddialar...

Graciela ve Jose çiftinin "Dünya Dışı Varlıklar"la yaptıkları buluşmalar sırasında, aralarında ilginç konuşmalar da geçmişti. Bu konuşmalar İspanyolca yapıldı ve Jose onlara İspanyolca'yı nasıl öğrendiklerini sordu. Dediklerine göre Eptonlular ruhların dilini konuşuyorlardı... Bu yolla milyonlarca lisan öğrenebilirlerdi. Yaşadıkları Epton gezegeni Dünyadan yedi yıldız uzaklıktaydı. Görünmez bir hıza ulaştıklarında, dünya ölçüleriyle yarım günde gezegenimize gelebiliyorlardı.

Eptonlular gezegenimize zarar vermek isteyen karanlık güçlerin varlığından da söz ettiler... Epton'lular NASA ile temasa da geçmişlerdi. Ancak NASA onlardan bir istekte bulundu, Epton halkı bu isteği kesin olarak kabul etmedi. Böylece NASA da onların varlığını reddetti. Ancak Epton'lular NASA'nın gezegene zarar vermek isteyen karanlık amaçlı "Dünya Dışı Varlıklar"la ortak çalışma yaptığını çok iyi biliyorlardı.

Kaçırılma olayları ile ilgili yapılan araştırmalar bir birinden önemli iddiaları gündeme getirmektedir... Bu araştırmalarda kuşkusuz ki ipnozun önemli bir yeri bulunuyordu. Örneğin çeşitli olaylarda gerçekleştirilen ve haftalar hatta aylar süren ipnoz çalışmaları sonucunda; devasa büyüklükteki uzay gemilerinin sanıldığı gibi sürekli gökyüzünde, dünya çevresinde ve atmosfer içinde değil, genellikle yeraltı hangarlarında saklandığı ortaya çıktı... Şehir dışı kırsal bölgelerde, tarlaların altında saklanan gemiler; sürekli bir insan trafiğinin, tıbbi deneylerin merkezi ve melez bebeklerin dünyada doğduğu yerlerdi...

Kaçırılma Raporu 5 « Kaçırılma Raporları

7 Ekim 1973 Utah ABD

Pat Roach uzay gemisine kızlarıyla birlikte gitti.

İstatistikler söz konusu temasların daha çok gecenin geç saatlerinde gerçekleştirildiğini göstermektedir. Seçtikleri dünyalıyı yatağından, üzerinde gecelik ya da pijamaları varken uzay gemisine götürmelerine sıklıkla rastlanmıştır...

Olayın kahramanı Bayan Pat Roach, bir süre önce eşinden boşanmıştı ve kızlarıyla birlikte yaşıyordu. Söz konusu gece evinin salonunda kanapeye uzandı ve uykuya daldı. Ancak saatin gece yarısı on ikiyi vurmasıyla birlikte uyandı... Garip şeyler hissetmişti ama ne olduğundan emin değildi... Kızlar eve giren iki uzaylı adamdan söz ettiyse de, Pat buna inanmak istemedi ve hırsızlardan şüphelendi. Son zamanlarda komşu evlerin de hırsızlardan şikayetçi olduğunu hatırlayarak polisi aradı. Gelen iki polis memuru çevreyi araştırdılarsa da şüpheli bir şey bulamayarak geri döndüler. Ancak Roach ailesinin sinirleri hayli bozulmuştu. Bu nedenle geceyi bir arkadaşlarının evinde geçirdiler.

Aradan iki yıl geçti...

Kızlar hala uzaylı adamların geldiğine inanırken, Pat olayın basit bir hırsızlık girişimi olduğunda iddialıydı. Aslında ne yapacağını da bilmiyordu ve 1975 ilkbaharında "Sağa Dergisi"ne yazmaya karar verdi. APRO'da araştırma müdürü Dr. James A. Harder'ın yardımıyla, Pat'in olayının incelenmesi gerektiğine karar verildi. Önce kayıp zaman diliminde neler yaşandığını anlayabilmek için ipnozla geriye dönüş çalışması uygulandı.

Doktor Harder, hem Pat'i, hem de kızlarını ayrı ayrı ipnoza soktu...

Pat Roach ipnoz altında 7 Ekim 1973 gecesi yaşadıklarını anlatmaya başladı. Gecenin geç saatlerinde ayak ucunda dikkatle kendisine bakan ufak boylu iki kişi tarafından uyandırılmıştı!.. Yabancılar Pat'in üzerine doğru eğilip onu kollarından tutarak ayağa kaldırdılar... Aynı anda Pat kızlarının başka varlıklarla mücadele ettiğini gördü... Önce hep birlikte havaya yükseldiler daha sonra da, sanki uçar gibi evden çıkıp evin hemen yakınında duran bir uzay gemisine götürüldüler...

Gemiye girdikten sonra Pat kızlarından ayrı odaya alındı. Uzun bir masaya yatırılarak önce jinekolojik muayeneden geçirildi. Bu arada "Dünya Dışı Varlıklar", Pat'e teknolojilerinin bir bölümünü gösterdiler ve yaşamının geçirmiş olduğu bazı anları yeniden yaşaması için ipnoz uyguladılar... Pat kızlarını merak ediyordu... Küçük kızı Debbie Hintli bir kız tarafından yönetilen makineye sokulduğunu söyledi. Aynı zamanda Debbie, bu makinede tanıdığı bazı komşularını da görmüştü ama bu komşular hiç bir şey hatırlamıyorlardı...

Büyük kız Bonnie de, ipnoza girdiği zaman annesinin yaşadığı deneyimi hatırladı. "Dünya Dışı Varlıklar"m yanında bir de insan olduğunu söyledi. Aynı adamdan Pat de söz etmişti. Ama Pat ve kızı birbirlerinden habersiz olarak ipnoz deneyiminden geçirildiler. Bu da doğruyu söylediklerinin en önemli kanıtıydı.

Uzaylılar yaklaşık 1.50 m boyunda, iri siyah gözlü ve soluk tenli varlıklardı. Burunları yoktu. Ağızın olması gereken yerde ise bir çizgi göze çarpıyordu. Ellerinde ikisi uzun biri kısa olmak üzere üç parmak vardı. Kıyafetleri üniformaya benziyordu ve parlaktı. Geniş bel kemerleri ve eldivenler taşıyorlardı.

Şüpheci araştırmacılar ipnozla da yetinmeyerek, Pat ve kızlarını yalan makinesine soktular. Sonuçlar olayın gerçekliğini kanıtlıyordu. Dahası Pat, yakın çevresi tarafından ciddi ve 'ağır başlı bir kadın olarak bilinirdi. Böyle bir yalan uydurması ya da şaka yapması için hiç bir nedeni yoktu.

Kaçırılma Raporu 9 « Kaçırılma Raporları

1982 ve öncesi ABD

Tüm önlemlere rağmen...

Jennifer kendisini sık sık ziyarete gelen "varlıklar" tarafından henüz 6 yaşında bir çocukken kaçırılmaya başladığını hatırlıyordu... Çocukluk yıllarında kendisini korumu içgüdüsüyle, yatağının altında, giysi dolabının içinde uyumaya başlamıştı. Ya da gece boyunca küçük lambasını açık bırakıyordu.

Evlenip bir kız çocuğu sahibi olduktan sonra ise, yaşadığı evi çok sıkı kilitler ve bahçedeki saldırgan köpekle korumayı tercih etti. Kızının birileri tarafından götürüleceği endişesinden kurtulamıyordu. 1982 yılında bir gün kızı kayboldu. Jennifer evi ve çevreyi iyice aradığı halde kızını bulamadı. Çaresiz halde ne yapacağım düşünürken 15 dakika sonra küçük kız gizemli şekilde ortaya çıktı. Sürekli ağlıyor ve odasında canavarların olduğunu söylüyordu!...