Ufoloji

Kaçırılma Raporu 5 « Kaçırılma Raporları

7 Ekim 1973 Utah ABD

Pat Roach uzay gemisine kızlarıyla birlikte gitti.

İstatistikler söz konusu temasların daha çok gecenin geç saatlerinde gerçekleştirildiğini göstermektedir. Seçtikleri dünyalıyı yatağından, üzerinde gecelik ya da pijamaları varken uzay gemisine götürmelerine sıklıkla rastlanmıştır...

Olayın kahramanı Bayan Pat Roach, bir süre önce eşinden boşanmıştı ve kızlarıyla birlikte yaşıyordu. Söz konusu gece evinin salonunda kanapeye uzandı ve uykuya daldı. Ancak saatin gece yarısı on ikiyi vurmasıyla birlikte uyandı... Garip şeyler hissetmişti ama ne olduğundan emin değildi... Kızlar eve giren iki uzaylı adamdan söz ettiyse de, Pat buna inanmak istemedi ve hırsızlardan şüphelendi. Son zamanlarda komşu evlerin de hırsızlardan şikayetçi olduğunu hatırlayarak polisi aradı. Gelen iki polis memuru çevreyi araştırdılarsa da şüpheli bir şey bulamayarak geri döndüler. Ancak Roach ailesinin sinirleri hayli bozulmuştu. Bu nedenle geceyi bir arkadaşlarının evinde geçirdiler.

Aradan iki yıl geçti...

Kızlar hala uzaylı adamların geldiğine inanırken, Pat olayın basit bir hırsızlık girişimi olduğunda iddialıydı. Aslında ne yapacağını da bilmiyordu ve 1975 ilkbaharında "Sağa Dergisi"ne yazmaya karar verdi. APRO'da araştırma müdürü Dr. James A. Harder'ın yardımıyla, Pat'in olayının incelenmesi gerektiğine karar verildi. Önce kayıp zaman diliminde neler yaşandığını anlayabilmek için ipnozla geriye dönüş çalışması uygulandı.

Doktor Harder, hem Pat'i, hem de kızlarını ayrı ayrı ipnoza soktu...

Pat Roach ipnoz altında 7 Ekim 1973 gecesi yaşadıklarını anlatmaya başladı. Gecenin geç saatlerinde ayak ucunda dikkatle kendisine bakan ufak boylu iki kişi tarafından uyandırılmıştı!.. Yabancılar Pat'in üzerine doğru eğilip onu kollarından tutarak ayağa kaldırdılar... Aynı anda Pat kızlarının başka varlıklarla mücadele ettiğini gördü... Önce hep birlikte havaya yükseldiler daha sonra da, sanki uçar gibi evden çıkıp evin hemen yakınında duran bir uzay gemisine götürüldüler...

Gemiye girdikten sonra Pat kızlarından ayrı odaya alındı. Uzun bir masaya yatırılarak önce jinekolojik muayeneden geçirildi. Bu arada "Dünya Dışı Varlıklar", Pat'e teknolojilerinin bir bölümünü gösterdiler ve yaşamının geçirmiş olduğu bazı anları yeniden yaşaması için ipnoz uyguladılar... Pat kızlarını merak ediyordu... Küçük kızı Debbie Hintli bir kız tarafından yönetilen makineye sokulduğunu söyledi. Aynı zamanda Debbie, bu makinede tanıdığı bazı komşularını da görmüştü ama bu komşular hiç bir şey hatırlamıyorlardı...

Büyük kız Bonnie de, ipnoza girdiği zaman annesinin yaşadığı deneyimi hatırladı. "Dünya Dışı Varlıklar"m yanında bir de insan olduğunu söyledi. Aynı adamdan Pat de söz etmişti. Ama Pat ve kızı birbirlerinden habersiz olarak ipnoz deneyiminden geçirildiler. Bu da doğruyu söylediklerinin en önemli kanıtıydı.

Uzaylılar yaklaşık 1.50 m boyunda, iri siyah gözlü ve soluk tenli varlıklardı. Burunları yoktu. Ağızın olması gereken yerde ise bir çizgi göze çarpıyordu. Ellerinde ikisi uzun biri kısa olmak üzere üç parmak vardı. Kıyafetleri üniformaya benziyordu ve parlaktı. Geniş bel kemerleri ve eldivenler taşıyorlardı.

Şüpheci araştırmacılar ipnozla da yetinmeyerek, Pat ve kızlarını yalan makinesine soktular. Sonuçlar olayın gerçekliğini kanıtlıyordu. Dahası Pat, yakın çevresi tarafından ciddi ve 'ağır başlı bir kadın olarak bilinirdi. Böyle bir yalan uydurması ya da şaka yapması için hiç bir nedeni yoktu.

Kaçırılma Raporu 2 « Kaçırılma Raporları

5 Mayıs 1959 Santo Domingo

Freddy Miller geri döndü mü?

B» olay "Bermuda Şeytan Üçgeni" bölgesindeki en tuhaf ve açıklanamayan kaybolma vakalarından bindir...

5 Mayıs 1959 günü Santo Domingo'dan yola çıkan bir tekne Boca Chica plajına doğru yol alıyordu... Tekne yolcuları; Freddy Miller, Maria Luisu Castillo, Mirtha Jorge ve Francisco Antonio ile Julia Altagracia Castillo adındaki çocuklardan oluşan bir guruptu... O gün deniz son derece sakin olmasına rağmen, bütün bu insanlar kayboldular... Ve tüm aramalara rağmen bir daha asla ortaya çıkmadılar!...

Ama gurubun içinde belki de en önemli isim Freddy Miller idi. Babası Kuzey Amerikalı bir subay, annesi ise Santo Domingolu Julia Otero idi. Freddy Miller sporculuğunun yanında, bu ülkede televizyon yönetmenliği ve yapımcılığı ile uğraşıyor, denizden, şiirden, yemek davetlerinden zevk alıyordu. Kendi yazdığı şiirleri etkileyici sesiyle radyo ve televizyon programlarında sık sık seslendirirdi. Üstelik gitar çalıp tangolar da söylerdi. Yakın arkadaşları onun kadar çok yönlü ve hayata bağlı birini daha tanımadıklarını belirtiyorlardı. Olay günü tekneyle denize açılırlarken grubu yakın arkadaşı Malono Quiroz uğurlamıştı.

Ertesi gün Miller'in kaybolduğu fark edildi ve arama çalışmaları başladı. Ancak sonuçlar olumlu değildi. Hava şartları mükemmeldi ve kaybolmaları için mantıklı hiç bir neden yoktu. Belki de motorun bozulmuş olabileceğini düşündüler.

Meslekdaşı Manolo Quiroz'un sonradan belirttiğine göre Freddy Miller'in UFO konusuna büyük inancı vardı. Televizyonda "Dünya Dışı Varlıklar" hakkında program yapmış, hatta programda kullanmak üzere bazı uzaylı giysileri bile ısmarlamıştı. Tüm bu gelişmelerin en garip olan tarafı, Fredi Miller'in 1959 yılında Karayip Denizi'nde kaybolduktan tam 13 yıl sonra ortaya çıkmasıydı!... Bu yeniden çıkışın tanığı ise Virgilio Gomez Contreras adlı bir başka Domingo vatandaşıydı.

Virgilio Gomez Contreras 22 Eylül 1972 sabahı saat 08.45 ile 09.00 arasında, arabasıyla işe gitmek üzere yola çıktı. Saatte 40 km hızla ilerliyordu. Ancak bir süre sonra ileride, kendisine durması için işaretler yapan adamı fark etti. Önce durup durmamak konusunda emin değildi. Ama daha sonra karar vererek arabasını durdurdu. Tam bu sırada yoldaki adamın tamamiyle yeşiller giydiğini ve az ileride iki kişinin daha olduğunu gördü. Adamların askeri birlikten geldiğini ya da kaza geçirdiklerini düşündü.

Yeşilli adam normal şekilde yürüyerek arabaya yaklaştı, sonra da pencereden eğilerek kendisini tanıyıp tanımadığını sordu. Virgilio tanımadığı cevabını verdi. O zaman yeşilli adam, isminin Freddy Miller olduğunu ve Santo Domingo doğduğunu söyledi. Daha sonra da: "Siz benim boğulduğumu sanıyordunuz ama modern bir araç tarafından kurtarıldım.." diye devam etti.

Virgilio onu kurtaran bir helikopter miydi diye sordu. Yabancının cevabı "hayır" oldu. "Helikopterden daha modern bir araçtı. Bir modül, daha doğrusu sizin deyimizle bir UFO'ydu" dedi. Virgilio hala bunun şaka olduğunu düşünüyordu ama yine de ona UFO'nün nereden geldiğini sordu. Yeşilli adam tahminen Venüs'ten geldiğini söyledi. Teknede bulunan diğerlerinin kurtarılması mümkün olmamıştı, hem zaten onlar bu ortama Freddy Miller gibi uyum sağlayacak yapıya da sahip değillerdi.

Bu konuşmanın sonlarına doğru; yabancı, az ötede gizlenmiş halde duran UFO'yu gösterdi. Diğer iki adam, kollarını kavuşturmuş ve bacakları iki yana açık şekilde cismin hemen önünde duruyorlardı. O anda Virgilio bunun artık şaka olmadığını anlamıştı. Yabancıya buraya geliş nedenini sorduğunda, sorun çıkartan Milwaukkee çukurunda araştırma yapmak için olduğunu söyledi. Sorun depremlerden kaynaklanıyordu. 28 veya 29 Ekimde olabilecek bazı yer kaymalarını engellemeye geldiklerini açıkladı. Sonra soğuk bir tarzda Virgilio'ya geri çekilmesini, gitme zamanının geldiğini söyledi. Arabasının hemen çalışmayacağını, bir süre beklemesinin iyi olacağını da ekledi.

Virgilio arabayı çalıştırıp yola devam ederken dikiz aynasından adamların oval biçimli cisme doğru ilerlediklerini gördü. 500 metre kadar ilerledikten sonra yeniden geri dönüp neler olduğuna bakmak istedi. Arabadan çıktı, arkasına baktı ama hiç bir şey göremedi. Etraf tamamiyle sessizdi ve kimse yoktu.

Bu olay Virgilio Gomez Contreras'ı fazlasıyla etkilemişti. Yaşadıklarını önce eşine anlattı. Çok geçmeden haber etrafa yayıldı ve gazetelere haber oldu. Araştırmacı ve gazeteciler olayı incelemeye başladılar. Öyküyü Virgilio gibi ciddi ve güvenilir tanıktan dinlemek olayın inanılırlığını arttırıyordu.

Anlam verilmesi son derece zor bir olaydı... Öncelikle yeşil giysili yabancının gerçek Freddy Miller'e ne kadar benzediği sorusu ön plana çıkmıştı. Virgilio'nün ifadesine göre yabancı konuşurken ne gülümsemiş, ne de yüzünde mimikler oluşmuştu. Sadece normal biçimde gözünü kırpıyordu. Kolları iki yana sarkmış halde araba penceresine doğru eğilerek konuşmuştu. Sesi normalden biraz daha kalın gibiydi ve hata yapmadan konuşuyordu. Elli yaşlarında görünüyordu. Boyu 1.77 ile 1.80 cm arasındaydı. Saçları pek de fazla sayılmazdı.

Parlak yeşil renkte, pilot giysisine benzeyen bir kıyafeti vardı. Sadece yüzü açıkta kalmıştı. Giysisi üzerinde dikiş izi, düğme, fermuar gibi ayrıntılar yoktu. Sol bileğinde koyu gri ve büyük bir saat taşıyordu. Deniz altına dalanlarındakine benzeyen bir saatti bu. Cilt rengi ise sarıya kaçan gri tondaydı. Araştırmacılar bu cilt renginin ancak bir ölüde olabileceği sonucuna vardılar!... Freddy Miller yoksa bir zombi miydi?...

UFO'nun yanında duran diğer iki adam konuşmaya hiç karışmadılar ve hareketsiz kaldılar. Onlar birbirlerine çok benziyorlardı. Fredi Miller'den daha esmerdiler ama onun gibi giyinmişler ve aynı tip saat taşıyorlardı. Sadece yürümeye başladıkları zaman Virgilio kollarının normalden çok daha uzun olduğunu fark etti.

Bu karşılaşmadan sonraki gün, "yabancı"mn bazı kehanetleri gerçekleşti. Virgilio'nün arabası nedensiz yere bozuldu. Tamirci çağırıldı. Arabanın aküsü değiştirildi ve baştan aşağı kontrol yapılmasına rağmen tamirci bozukluğun nedenini anlayamadı. Bütün ümitler kaybedildiğinde son denemeyle, şaşırtıcı biçimde araba yeniden çalışır hale geldi.

Diğer yanda Freddy Miller olduğunu iddia eden yabancının depremler hakkında söyledikleri de pek asılsız sayılmazdı. 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 28 ve 30 Eylül günlerinde sadece uzmanlar tarafından saptanan hafif şiddette deprem ve yer sarsıntıları meydana geldi. Hepsi de Mihvaukee bölgesinde olmuştu... O günden sonra Freddy Miller'den bir daha hiç haber alınamadı.

Kaçırılma Raporu 10 « Kaçırılma Raporları

1990'1ı yıllar ABD

İpnozla ortaya çıkan bir başka gerçek...

Susan uzun zamandır uykusunda devam eden kabuslardan şikayetçiydi. Ancak uyandığında tam olarak ne gördüğünü hatırlamıyordu. John Mack'ten yardım istedi ve ipnoz seanslarına başladılar. Geriye gidiş seansları sonunda, Susan'ın "Gri Varlıklar" tarafından kaçırıldığı ortaya çıktı...

Gemide düz bir yere yatırıldığını, yapılan jinekolojik muayeneyi ve içine yerleştirilen minik tüpü çok iyi hatırlıyordu. Bir başka ziyarette kendisine iki çocuk Gri varlık gösterildi. Solgun tenli varlıklar Susan'a: "Sen bizim annemizsin..." dediler...